AVRUPA BİRLİĞİNE SOSYAL
FOBİK GENÇLERLE Mİ GİRECEĞİZ!
SOSYAL FOBİ % 95 ORANINDA 20 YAŞINDAN ÖNCE ORTAYA
ÇIKIYOR.
ANNE- BABALAR
DİKKAT!
Sosyal Fobi başkalarının sürekli kendisine baktığı ve
yaptıklarını incelediği korkusu olarak tanımlanabilir. Sosyal
Fobiyi aşırı utangaçlık olarak da tanımlayabiliriz. Her 100 kişiden
üçünde görülen , kişinin toplumsal ve meslek hayatını çok ciddi
şekilde etkileyen ve asla hafife alınmaması gereken ciddi bir
psikiyatrik rahatsızlıktır.
Sosyal Fobide en sık rastlanan belirtiler; titreme, terleme,
çarpıntı, gerginlik, sıcak veya soğuk basması, göğüste sıkışma, baş
ağrısıdır. Peki bu belirtiler sosyal fobide hangi durumlarda ortaya
çıkar? Sıralayacak olursak:
-
Başkalarının önünde bir şeyler yemek-içmek
-Topluluk
önünde konuşmak
-Bir iş
yaparken başkaları tarafından seyredilmek
-
Başkaları ile tartışmak
-İlgi
odağı olmak
-Sorumlu
ve otorite durumdaki kimselerle temas kurmak
-
Toplulukta telefonla konuşmak
-
Başkalarının bakışlarını üzerinde hissetmek
-Karşı
cinsle temas
-
Başkalarının önünde yazı yazmak. gibi durumlarda yukarıda
saydığımız belirtiler ortaya çıkar.
Yaşanan bu belirtiler kişide derin bir korku ve heyecan hali
yaşanır. Bu korkudan kaçma yaklaşımı ise çok sık görülür. Bunun
sonucu ise bireyin "Sosyal Yalnızlık" yaşamasına kadar varabilir.
Sosyal Fobisi olanların sosyal ilişkileri sınırlıdır. İş
hayatları düzensizdir. Yalnız yaşama oranları yüksektir. Aşırı
utangaçtırlar. İçine kapanırlar. Duygularını rahatça paylaşamazlar.
Karşı cinsle olan ilişkilerinde ciddi sıkıntılar yaşarlar. Sürekli
olumsuz yönde etkilenen iletişim çabası ileriye dönük yaralar
açabilir.
Sosyal Fobi; iki şekilde tedavi edilir:
-İlaçla
Tedavi: Soysal Fobi tedavisinde kullanılan anti-depresanlar doktor
kontrolünde ve uygun sürede ( en az 6 ay) alındıklarında tedavi çok
olumlu sonuçlar verir. İlaç tedavisi ile tedavi öncesindeki
hassasiyet azalır.
-
Psikoterapi: Hastalar negatif inançlarıyla yüzleşirler. Hastanın
sosyal yaşama uyumu ve sıkıntı duygusunu yenmesi için oldukça
başarılı sonuçlar alınır.
Sosyal Fobi başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu
korkusu olarak tanımlanabilir. En basit anlamıyla aşırı
utangaçlıktır. Sosyal fobi kişinin yaşamını , iş ve toplumsal
yaşamını çok olumsuz yönde etkileyen bir psikiyatrik rahatsızlıktır.
Sosyal fobide en sık karşılaşılan belirtiler çarpıntı, titreme,
terleme, gerginlik, göğüste sıkışma, sıcak ya da soğuk basması, baş
ağrısı , baş dönmesi. Yaşanan bu belirtiler kişide derin bir korku
ve heyecan hali ile birlikte görülür. Korkulan durumlarda kaçma
davranışı genellikle çok belirgindir. Bu durum bazen tam anlamıyla
bir sosyal yalnızlıkla sonuçlanır ve kişi bu durumdan kaçmak için
olmadık davranışlar sergilerler.
Sosyal fobi tedavisinde genellikle depresyon tedavisinde
kullanılan anti depresanlar kullanılır. En az altı ay tedavi devam
etmelidir. Tedaviye devam ederken yapılabilecek en büyük hata ise
azıcık bir iyileşme görüldüğünde ilacın bırakılmasıdır.
Unutulmamalıdır ki; sosyal fobi çok ciddi psikiyatrik bir
rahatsızlıktır.
Sosyal fobi iyi tanımlanabilen bir rahatsızlıktır. Fobik kaçınma
toplumsal alanda duyulan sıkılmadan kaynaklanır. Toplumumuzun çok
büyük bir oranının genç nüfus tarafından oluştuğunu biliyoruz.
Ülkemizde yapılan araştırmalara göre 250.000 kişide görülen bir
psikiyatrik rahatsızlıktır. Sosyal Fobinin % 95 oranında ergenlik
döneminde görüldüğü ise bilimsel bir gerçektir. Modern çağa ayak
uyduracak, Avrupa birliğine girecek gençlerimizin sosyal fobik
tablolar yaşamaları ise bilhassa üzerinde durmak istediğim bir
konudur. Toplum ve sosyal yaşam korkusu olan gençliğin modern çağda
ülkemizi temsil etmesi sağlıklı olmayacaktır.
Bu sebeple önce anne ve babalar sonra eğitimciler ergenlik
dönemindeki genç nüfusu çok dikkatli izlemeli sosyal fobi
belirtileri gördüklerinde genci tedaviye yönlendirmelidirler. Çünkü
Sosyal Fobi çabuk tanımlanan kendini hemen belli eden ve kolay
tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır.