“2003-2004 VERİLERİNE
GÖRE TÜRK KADININDA DEPRESYON GÖRÜLME ORANI ERKEKLERE GÖRE 3 KAT
DAHA FAZLA!”
Depresyon çok ciddi bir beyin hastalığıdır. Tipik belirtileri
arasında mutsuzluk, neşesizlik, kendini değersiz,önemsiz,işe yaramaz
hissetme, hayattan zevk almama, bitkinlik, konuşma ve davranışlarda
yavaşlama, aşırı uyku ve uykusuzluk, aşırı iştah ve ya iştahsızlık,
hayatı değersiz ve boş görme, sinirlilik, davranışlarda ani
değişmeler, yalnız kalma arzusu, cinsel isteksizlik, geçmişe dönük
pişmanlık duygusu, çalışmama isteği, ölüm düşüncesi… sayılabilir.
Çocuklarda da görülen depresyonun hayat boyu ortaya çıkma ortaya
çıkma oranı kadınlarda % 24 erkeklerde % 8 dir. Depresyon dünya
genelinde de en yaygın olarak görülen, bununla beraber tedavi
edilmediğinde % 15 oranında intiharla sonuçlanabilen bir
hastalıktır.
2003-2004 yılları arasında 2500 hasta üzerinde yaptığımız
araştırmada en çok görülen hastalıklar; nevrotik bozukluklar,
depresyon, manik depresif psikozlar, cinsel işlev bozuklukları,
madde kullanımı ve bağımlılığı şeklinde sıralanmaktadır. Depresyon
teşhisiyla tedavi ettiğimiz hastaların % 30’u kadın % 10’ u
erkektir. Kadınların yaş grubu 30-55 olarak belirginleşmektedir.
Meslek dağılımı olarak da % 35 ev hanımı, % 18 işçi ve ya işçi
emeklisi, % 15 memur ve ya memur emeklisi, % 12 özel sektör, % 10
doğum öncesi ve sonrası depresyonu ve % 10 menopoz dönemi depresyonu
şeklindedir.
Bu sonuçlar vahim bir şekilde Türk kadınının erkekleri
Depresyon’da 3’ekatladığını göstermektedir. Bunun
nedenleri arasında erkeklerden farklı olarak, kadınlarımızın büyük
çoğunluğu çalışmamaktadır, Sosyal ve ekonomik güçleri olmadığı için
söz söylemeye de pek hakları yok gibi hisseder ve içlerinde sorunu
biriktirerek, çözüme ulaştıramazlar. Toplumsal yük, ev işi, çocuk
bakımı kadının üzerindedir ve bu son derece yıpratıcı ve zor bir
görevdir. Kadınlar kendilerini soysa ve sanatsal anlamda
geliştirecek imkanlardan hala yeterince yararlanamamaktadırlar.
Kadın kısıtlı, tutumlu ve idareci olmak zorundadır. İkinci neden
doğum öncesi ve sonrasında depresyon riskinin artması, üçüncü neden
ise; menopoz döneminde depresyon riskinin artmasıdır. Doğum,
menopoz, adet sancısı… erkeklerde görülmediği için oran kadınlarda
daha yüksek çıkmıştır. Dolayısıyla durumun biyolojik farklılıkla da
yakından ilgisi bulunmaktadır.
Depresyon tedavi edilebilir bir psikiyatrik hastalıktır. Teşhis
sonrası 6 ay düzenli ilaç kullanılması tedavide % 80 oranında olumlu
sonuçlar doğurur. Mutsuzluk ve Depresyon farklı kavramlardır.
Depresyon kendi kendine geçmez, Mutlaka bir uzman yardımı
alınmalıdır.