Ailem.com :Ruh ve
Sinir Hastalıkları son dönemlerde insanların ilgisini çekmeye
başladı. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Arif Verimli
:İnsanı diğer canlılardan ayıran duygu, düşünce ve davranış alanının
toplum yaşantısındaki önemi gelişen toplumlarda keşfedildi. Bu
keşifte son zamanların bazı psikiyatristlerinin ruh sağlığını halka
tanıtma çabası medya tarafından iyi anlaşıldı. Dolayısıyla medya ve
psikiyatristlerin işbirliği halka yarar olarak geri döndü.
Ailem.com :
Son zamanlarda savaş, ekonomik kriz gibi bir takım global etkiler
ruh sağlığının korunması gereken çok önemli bir konu olduğunu
gündeme getirdi. İnsanlar bu gibi durumlardan etkilenmemek için ne
yapmalı? Görmemek, duymamak, konuşmamak bu durumlar için
önerilebilir mi?
Arif Verimli :
İnsanların düşünce uğraşıları çok büyük oranda gündemdeki çağın
hadiseleriyle meşguldür. Bu nedenle büyük ekonomik kriz ve savaş
ortamlarında ortaya çıkan olumsuz duygular insanların genelini
tehdit eden doğal afetler gibi tehlikeler çok belirgin ruhsal
etkiler yaratırlar. Dolayısıyla ruhsal etkileri yaşayan halk bu
olumsuz duygulara nasıl katlanacağı konusunda bilgiye gereksinim
duyar. Bu da ruh sağlığının insanlar arasında bir miktar daha
insanca, etiketlemeden, rahatça konuşulur hale getirebildi.
Görmemek, duymamak, konuşmamak bu olumsuz duygulardan kaçış için
asla bir yol olamaz. Ruh sağlığı uzmanları olumsuz duygular yaratan
yaşam olayları, stresler ve psikolojik-sosyal aşırı yükleyici
olayları tanımlar. Tehlikelilik boyutlarını ölçer. Bu olaylarla
karşı karşıya kalındığında gerçeklik ilkesi doğrultusunda bu
olaylarla baş etmeyi , göğüs germeyi üstesinden gelmeyi mümkün kılan
gerçekçi mekanizmaları insanlara sunarlar. Gerçek bir yaşam olayına
kulak kapamak, göz yummak gibi sağlıklı sayılmayan inkar
yöntemlerini önermezler.
Ailem.com :
Toplumlarda ruh sağlığı hep üstü örtülmeye çalışılan bir yaraydı.
Hala da kırsal kırsal kesimlerde durumun böyle olduğunu düşünüyoruz.
Bunu aşmanın bir yolu var mı?
Arif Verimli :
Aslında gelişmiş saydığımız diğer toplumlarda da ruh hastalıkları ve
hastalarına karşı " DAMGALAMA " tutumu vardır. Türk toplumunda daha
fazla olduğuna inanmamaktayım. Kısaca tüm insanlığın yaygın tutumunu
aynı paralelde ülkemizde de görmekteyiz. Benim meslek çalışmalarımda
edindiğim kanı o ki; kentte yaşayan , belirli ekonomik düzeyi
yakalamış, orta düzeyde eğitim görmüş insanlar daha da damgalayıcı
davranıyorlar. Kırsal kesimde küçük kent kasaba ve köylerde daha
insancıl bir yaklaşımın olduğunu gözlemekteyim. Çoğu zaman köyde
yaşayan bir vatandaştan hayran olunacak derecede anlatımlarla
karşılaştım. Fakat bu tutum bile ruh sağlığının çok önemli olmasını
inkar eden savunmacı bir davranış biçimidir. İnsanın en önemli
organı beyindir. Beynin en önemli görevi de ruhsal fonksiyonlardır.
Ailem.com :
Anne-baba, öğretmen korkusu sosyal fobiye neden olur mu?
Arif Verimli :
Kesinlikle olur. Özellikle çocuğun gelişme dönemleri içerisinde
ergenlik öncesi dönem çocuğun yavaş sosyalleştiği bir dönemdir. Bu
dönemde başlayan korumacı, eleştirici, yetenek ve özgüveni ortaya
çıkarmayan, cezalandırıcı. yaklaşımlar ergenlik sonrası dönemde
birey için başka insanların kendisi hakkında ne düşündüğünün çok
fazla önem taşımasına yol açar ki; bu da sosyal fobinin( toplum
korkusu ) başlangıcıdır.
Ailem.com :
Sosyal fobi nasıl aşılabilir?
Arif Verimli :
Sosyal fobi modern çağın ve batı dünyasının sorunudur özellikle ve
çok yaygın. Sosyal fobi tedavisinde biz Psikiyatristler biyolojik
tedaviden yararlansak ta bilişsel ( cognitive ) tedaviden
yararlanarak çözüme ulaşılan bir hastalıktır aslında.
Ailem.com :
Çoğu insan günümüzde psikolojik danışmanlık desteğine ihtiyaç
duyuyor. Ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle bunu
gerçekleştiremiyor. Psikiyatrik destek çok büyük bir maliyet mi, çok
büyük kaynak gerektirir mi?
Arif Verimli :
Psikiyatrik ve psikolojik destek programları birey başına en az 1
saat alan programlardır. Böylesine poliklinik kuyruklarının oluştuğu
hastanelerde her hastaya bu sürenin ayrılabilmesi imkansızdır.
Sağlık sigortaları bu tür hastalıkları desteklememektedir. Aslında
bir psikiyatristin 1 saat ayırmasına karşılık almış olduğu ücretler
ile bir saatte tamamlanan başka bir hastalığın operasyonunda alınan
ücretler karşılaştırıldığında bir psikiyatristin mesleğinden asla
zengin olamayacağını görürsünüz.
Ailem.com :
Psikiyatrik hastalıklar kaç tanedir veya kaç gruptur?
Arif Verimli :
Psikiyatrik hastalıklar çok geniş bir açılım gösterir. Yaklaşık
120-130 türden sözedebiliriz. Ama kabaca bir ayrım yaparsak;
a)Psikotik Hastalıklar
b)Duygulanım Bozuklukları
c)Anksiyete Bozuklukları
d)Kişilik Bozuklukları
e)Cinsel Bozukluklar
f)Organik Kökenli Davranış Bozuklukları
g)Uyku Bozuklukları
h)Madde, alkol kullanımı ve Bağımlılıklar. şeklinde
gruplanabilir.
Ailem.com :
Çoğu insan bazı psikiyatrik hastaların kendisine zarar vermesinden
korkuyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Arif Verimli : Bu
soruya bütün içtenliğimle cevap vermek istiyorum. Genellikle
cezaevinde bulunan , suç işlemiş ve zarar veren suçların tamamını
tasarlayarak işlemişlerdir. O halde kendi derdinden başka suç
tasarlamaya vakti olmayan bu zavallı insanların sağlıklı olduğunu
iddia eden insanların yardımına ihtiyaç duydukları halde bunlardan
korkmanın mantığını anlamak mümkün değildir. Bizim en büyük
savaşımız bu hastalara her fırsatta acıyan vah vah çeken insanların
verdiği zararlardan hastalarımızı korumaktır!
Ailem.com :
Toplum hayatında yaşayan birinin uzaktan bakarak ruh hastası
olduğunu anlayabilir miyiz?
Arif Verimli :
Bunu anlamak için hangi davranışın ne anlama geldiğini bilmek
gerekir ki bu da özel eğitim gerektirir. Normal insanlar bir
davranışın anormal olduğunu, tuhaf olduğunu anlayabilirler ama o
davranışın psikiyatrik anlamda neyi işaret ettiğini bilemezler.
Ailem.com :
Hastalarınızla nasıl bir diyalog içindesiniz?
Arif Verimli : Ben
17 yaşında Tıp eğitimine başladım. O gün bu gündür mesleğimi ve
hastalarımı çok sevdim her şeyin üzerinde tuttum. Avukat, Mühendis.
bir Arif Verimli'yi açıkçası ben de çok merak ediyorum.
Ailem.com :
Psikiyatrik hastaları topluma kazandırmak için bugüne kadar neler
yaptınız?
Arif Verimli : Bu
dediğiniz şey hayatımda en çok gurur duyduğum şeydir. Çok şey yaptım
hastalarım için. Sayısız şey yaptım kanımca. Bir tane örnek vereyim;
Boşanmakta olan ve zorlanan bir kadın hastamın elinden tutup O'nun
yıllar içerisinde bir kurumda Genel Müdür olması gibi.
Ailem.com :
Ailede psikolojik rahatsızlığı bulunan ve bunu kabul etmeyen bir
birey varsa O nasıl ikna edilebilir?
Arif Verimli :
Şimdi bir kere bir psikiyatrik bozukluğun tuhaf, garip bir takım
davranışlarla birlikte gerçekleşmesi başka, bizim istemediğimiz bir
davranışı yapan kişinin hasta olduğunu iddia etmek başkadır. Durum
tam tespit edilip, öncelikle bir psikiyatristle görüşülmeli ve O'nun
önerilerine göre davranılmalıdır.
Ailem.com :
Türkiye'deki Psikiyatri uzmanları ne kadar yeterli?
Arif Verimli :
Kişisel kanım; başkaları katılsa da katılmasa da ben şuna
inanıyorum. Türkiye'de Psikiyatri Uluslararası düzeydedir. Özellikle
Avrupa Psikiyatrisinden Klinisyen olarak çok daha iyi durumdayız.
Bilgi birikimimiz müthiş. Psikiyatristlerimiz gayet iyi noktadalar.
Gelişmiş bazı ülkelerdeki meslektaşlarımızdan daha önde olduğumuz
söylenebilir. Yalnız finans ve teknoloji gerektiren büyük
psikiyatrik araştırmaları yapmak anlamında gerideyiz.
Ailem.com : Son
olarak söylemek istedikleriniz nelerdir?
Arif Verimli :
Psikiyatristlerin hayat hakkındaki görüşlerine, ülkenin geleceği
hakkındaki tespitlerine lütfen biraz daha kulak vererek önem
verelim. Bir Psikiyatristin bilgisi akıl yürütmekle, mantık
yürütmekle ulaşılabilecek bilgi değildir. Ürologlara duyurulur!